Bab-ı Esrar – Ahmet Ümit

 

Dünya, rüya içinde rüyadır
hint atasözü

Kitabı açtığınız zaman yukarıdaki atasözüyle karşılaşıyorsunuz. Fakat kitabı okumaya devam ederken, o sözün kitabın ilk sahifesinde değil, içeriğinede yayıldığını anlıyorsunuz. 
Bu kitabımızın konusu da tıpkı Aşk kitabında olduğu gibi Hz. Mevlana ve O’nun cananı Şems hazretleri. Belkide Bab-ı Esrar’ı okumamın sebebi Aşk’a olan beğeni derecemin yüksekliğidir. Aşk kitabının sürükleyici içeriğinden çıkamamış olsam gerek kendimi Bab-ı Esrar okurken buldum. Ne var ki, Ahmet Ümit kitabını Elif Şafak’tan önce yayımlatmış lakin Elif Şafak kadar başarı elde edememiştir. 
Kitabımızın kahramanı Katren Kimya. Kimya ismini Şems hazretlerinden tanıyoruz. Nitekim Şems hazretlerinin eşinin ismidir Kimya
Kendi halinde yaşayan İngiliz bir anne ve kendisini Allah aşkına adamış bir babanın kızıdır Kimya. Babası küçük yaşta kendilerini terk etmiştir. Annesi kızına babasının onları terk etmesinin gerekçesi olarak Allah Aşkı’nı sunar. Terk gerekçesini geçerli bulmayan, daha doğrusu anlamayan Kimya işi gereği Konya’ya gitmeden olayları kafasında aydınlatamaz. Derken birgün işi gereği babasının memleketi olan Konya’ya gitmek zorunda kalır. Kafasında onlarca soru işareti eşliğinde kendisini Konya’ya giden uçakta bulur. Ardından şirketlerinin Konya temsilcisi Mennan’ın rehberliğinde Konya macerası başlar. Rüyalar, hayaller, mistik olaylar eşliğinde hem işini yapmaya çalışır hemde babasının sırrına ermeye. Rüyalarında Şems hazretlerinin bedenine girerek geçmişe yolculuk eder. Uyandığında rüyanın dünya üzerindeki somut gerçekleriyle defalarca karşılaşır ve hakikatin varlığından öte kendinden şüphe etmeye başlar… 
Sonunda babasının öldüğünü öğrenir. Bilgisi dahiline eklenen şey ölümden öte ölümün gerekçesinin kendisi olduğudur. Tuhaftır ki kendisini suçlamaz ve ölümün babasının kurtuluşu olduğu kanısına varır. Bundan çıkan sonuç ise babasının gittiği yolu anladığı ve Allah aşkına inandığıdır.

Yorum Yaz